Kaş Dalış Etkinlikleri

1. Uçanbalık Bankosu

Tepesi 4 metreden başlayan bu banko ismini güneydoğu ucunda 55-71 metre arasında yatan, II. Dünya Savaşı’nda Meis’i bombalarken uçaksavar ateşiyle düşürülmüş “Sparviero-atmaca” lakaplı, italyan Savoia-Marchetti SM79 modeli bombardıman uçağı batığından alıyor:. Çok derin ve riskli olan bu uçak dalışını sadece çok usta dalıcılara önerirken, akıntının bazen dalışı iptal ettirecek seviyede olabileceğini de hatırlatırız… Hakkıyla Türkiye’nin en iyi dalış noktalardan biri seçilmiş burası! Akıntı dayanılır seviyede olduğunda, gümüşleri avlayan sinarit, orfoz, akya, barakuda, palamut gibi tüm avcı balıkları zevkle izlersiniz… Ya da duvarlardaki kırmızı berber balıklarını… Bankonun “Kaçan balık” dedikleri güneybatı ucunda da olabilirler.

2. Besmi Adası

Pabuç şeklindeki bu bankoda dalışınızı adanın etrafını turlayarak ve kuzeydoğu sığlığını ya da güneybatıya doğru basamaklar halinde giden kayalıkları gezerek yapabilirsiniz… İlk seçenekte kaplumbağaları arayın, yoksa barakudaları… Bankonun kuzey ucunda 40 metrelerin altında pitosları ve tam amphoraları ve çapaları ile meşhur ama derin bir batık alanı var… Genelde güneydoğudan gelen akıntıya dikkat: pasaportunuz yanınızda olsun: Meis çok yakında…

3. Kanyon – Dimitri (Pamuk) Batığı

Bir Kaş klasiği… Bazen balık az dalıcı bol olabilir bu popüler noktada, ama manzaralar müthiş! İki ada arasındaki sığ boğazdan geçerken güneyden gelen sert bir akıntı olabilir; sonra Kanyon 20 metreye düşen iki dimdik duvar şeklinde karşımıza çıkıyor… Aşağıya “uçarken” duvarlardaki kırılgan oluşumlara dokunmayalım. Kanyonun içine doğru girerseniz duvarları düğme mercan ve kırmızı karideslerle kaplı dar bir mağaraya girilir, aman dikkat buralarda bir Akdeniz foku avlanır… Kanyonun dışında Dimitri-Pamuk batığı; 1968 yılında adalara vurmuş ve pamuk balyaları saçmış etrafına bu koster… Batık yolunda 30 metrelerde Kaş’a ve sualtı topluluğumuza çok emeği geçmiş, can dostumuz Gökhan Türe anısına yerleştirilmiş bir eser var, bakalım bulabilecek misiniz?

4. Oasis Banko

Kanyon’un kuzeyinde kumların ortasinda16 metreye kadar yükselen bu bankoda orfoz ve lagoslar artık dalıcılara alışık, çatlaklardaki amphoralar ise eşsiz. Etrafındaki ince deniz çayırları bilhassa sular ısınırken hayat kaynar. Buradan doğuya doğru giderken ahşap batık kalıntısı ve daha ileride ”posidonia” cayırları sualtı canlılığı açısından hatırlayacağınız ortamlar!

5. Kovanlı Adası

Adanın üstündeki ”Sercüven” balı kovanlarından alır adını, ama asil Kaş’ın sualtı arkeoloji sergilerinden önemli biri bu dalış… Tam ve kırık amphoralar, taş ve metal çapalar yoğun. Bunları görmek için adanın dışına geçip batıdan gelen akıntıyı arkanıza alin, sonra posidonya yataklarının üzerinde barbunları ve avlanan flütleri seyre dalın… Büyük metal çapalar dalışın sürprizleri…

6. Deve Taşı

Tepesi 14 metreye erişen, isminden de anlaşılacağı gibi iki tepeciği olan bu ufak banko orfoz ve gridaları ile sizi mest eder! Büyük avcı balıklar güneydoğusunda gezindiğinden dalışa oraya inerek başlamak klasiktir. Dikkatli olalım bazı düşüncesiz dalıcıların beslemiş olduğu orfozlar dibinize kadar gelebilir… Havasına çok güvenen bankodan ayrılıp güneydoğuya doğru kumluk alanı geçerek ikinci, daha derin bir bankoya ulaşabilir. Deneyimli dalıcılar için bu nokta; akıntı kuvvetli olabilir ve çıkışta bekleme tonoz halatında olacak!

7. Heybeli Ada

Burada dalışlar çok sığ bir geçitle birbirinden ayrılmış iki adanın hem dış (doğu) hem de iç (güneybatı) tarafında yapılabiliyor. Sırtı 4,5 metreye kadar çıkan güney sığlıktaki kayalar ve doğusundaki kumluk yamaç, değişik deniz çayırları, küçük adanın etrafındaki kayaların altları ve doğusundaki sığ banko, büyük adanın kuzeydoğusundaki derin döküntü, ufak batık parçası. hepsi apayrı ve zengin ekolojik ortamlar sunuyor… Genelde güneydoğudan gelen akıntı olduğu zaman posidonya üzerinde av sahnelerine doyum yok… Kumlukta balon balıkları, çütreler. vatos ve kaplumbağalar garanti, gözü iyi olanın denizatı bulması da mümkün!

8. Pina Banko

Tekne ya adanın kuzeybatı kıyısında durur ya da duvarın üstünde: ikisinin arası bol çatlaklı kayalar, araları pinalarla doludur; ama bunu kaplumbağalar da duymuş, yiyip bitiriyorlar! Duvardan boğaza doğru kayalıklar orfozlarla derinleşiyor… Buradan doğuya giderseniz, ya da adanın kıyısından tam kuzeye, tepesi çok sığda ikinci ufak bir banko ve etrafındaki ince cayırlar hayat kaynar.

9. Sarıot Ada – Güney Duvar

Biraz uzak ama Kaş’ın en güzel duvarı kabul edilir burası… Genelde güneyden gelen akıntı çok kuvvetli olabilir. Klasik bir rotada adanın güney burnunun dibindeki yarıktan aşağıya inerken akıntı zorlamaya başlar, sonra dipsiz gibi gözüken ve pembe berber balıklarıyla dolu capcanlı duvardan kopmadan kayarken akıntıyı kollamaktan başka çare yok… Dönüşte duvarın üstündeki sırtta akıntı kendini çok hissettirmez; ada kıyısından rahatça tekneye dönerken bir seri taştan kemer ve devasa kayaların altlarındaki balıklar sizi oyalar… Bu sırt deneyimsiz dalıcılar için de idealdir.

10. Onüç Banko

Kekova yolunda açık sudaki bu bankoyu bulmak için kerteriziniz sağlam olmalı… Tepesi 13 metrede olan sığlık genelde avcı balıklar açısından çok zengin, sebebi de güneyden gelen ciddi bir de akıntı… Balıklar da bu yüzden sıklıkla güney veya güneydoğu yamaçlarda olur. En sığ noktaya yakın demirler tekne; bankonun üstü düz ve geniş olduğundan bankoyu iyi tanımayanlar için dönüşte tekneyi bulmak biraz vakit alabilir: emniyet durağı demir zincirinde, tecrübeliler için bu dalış…

11. Çoban Burnu – Tünel

Olağan rüzgâr ve solugan dalgalar bu dalışa ancak sabahları izin verir ama akıntı hiç yok… Burnun kuzeyine bağlanan tekneden hemen aşağı düşüp tam 20 metrede kalarak batıya doğru seyre başladınız mı büyük birkaç kayanın arasına saklanmış tünelin girişi karşınıza çıkacaktır… Kapıyı tutan büyük orfozu selamlayıp bacadan yavaşça düşün: hemen çıkışı görüp rahatlarsınız. 10 metrelik tünelin çıkışında sağ ve solundaki ışık almayan kovuklarda “neptün dantelleri” arayin, ama kenarlara çok yaklaşmayın lütfen, kabarcıklarınız duvarları yalamasın, bu kırılgan canlılar sağlam kalsın… Dönüşte yine tünelin üzerinden geçerseniz çatlaklardan sızan kabarcıklar hoş bir görüntü verir…

12. Büyük Mağara

Deneyimli dalıcılar için hangar gibim tavanı 32 metrede ve tabanı 40 metrenin altına inen derin bir mağara: mutlaka fener ve sakin bir mizaç gerekli… Burundan tam batıya kayarak kolay bulunan girişin üstünde tam manasıyla bir balkon var: önüne düşmeden giriş görülmüyor… Derinliğe ve deko sınırlarına dikkat ederken yan duvarlarda el değmemiş Neptün dantellerini ve kaçışan kırmızı karides sürülerini izleyin… Mağaranın balkonundan itibaren kayalık sırtı güneye doğru takip edince 32 metrelerde büyük bir kemerin altından yükselmek muazzam bir his. Deneyimsiz dalıcılar ise tamamen akıntısız bu ortamdan yararlanıp mağaranın üstündeki sığlıkta rahatça dolaşabilirler.

13. Limanağzı – Fener, Osmanlı batığı ve C47 uçak batiği

Kaş’a en yakın mesafede ve çok çeşitlilik gösteren bir dalış noktası olduğundan çok popüler. Tekne İnce Burnun korunaklı doğu tarafına, fenere yakın bağlanır; dışarısı öğleden sonra rüzgâr ve dalga alır. Tam doğuya doğru inince “Osmanlı batığı” 23 metrelerde aşınmış ahşap omurga ve postaları ve büyük bir su testisiyle karsınızda. Fenerden başlayıp kuzeybatıya 30 metrelere kadar uzanan sığlık yoğun canlılık gösteriyor, gece dalışları için de ideal. Hurdaya ayrıldıktan sonra 22 metre derinliğe yapay resif olarak batırılmış olan C-47 DAKOTA uçağı (kanat açıklığı 29m, uzunluk 20m) daha iç tarafta: derinlik müsait, acemi dalıcılar da kargo bölümüne girilebilir.

14. Mağara II ve Likya Batığı

Rüzgâr doğudan bastırdığında korunaklı nadir noktalardan biri: burada dalışa 24 metrelerde kuma yatmış ufak ahşap bir tekne olan Likya batığından başlayıp kuzeye mağara civarında bitirilebilir. Ayrıca mağaranın kuzey-batısına doğru derinde ise güzel bir duvar ve zengin bir canlılık var! Güneyindeki duvarda ise kovuklar ve süngerler bol… Mağaranın tam altında birbirine yaslanan iki yorgun kaya ufak bir tünel yaratmış. Mağaraya KESINLIKLE GİRMİYORUZ: orası çok nadir görülen ve koruma altında olan bir Akdeniz fokunun bölgedeki son sığınağı…

15. Hidayet – Sualtı Arkeopark – “Stonehenge”

Hidayet amca bu koyu mesken tutmuş zamanında… Zevkli adammış! Burası suyun altı ve üstü çok güzel ve korunaklı bir koy! Koyun içindeki deniz çayırları gündüz gece hayat kaynar… Burundan doğuya doğru 30’lara düşen döküntü iyi balık yapar, mürensiz olmaz. Koyun doğu ucunda ise (Uluburun’da bulunan) derinlerden çıkartılan en eski batığın Kaş’ta yapılıp burada batırılan bir kopyasından geriye kalanlar ve “in-situ” halini temsil eden “Arkeopark” alanı var. Doğu uçtaki burnun önündeki döküntüler kademeli olarak inerken zengin canlılık sunuyor, hemen doğusundaki koyun sığlıklarındaki girift dip yapısı ise “Stone¬henge” lakabını hak ediyor.

16. Güvercin Ada

Güvercinler artık yok ama sığ kayalıklar karagöz balığı cenneti! Kemal Tufan’ın köpekbalığı heykeli deneme dalışı yapanlara kalp krizi geçirtiyor… Korunaklı bu koy ve ufak adası, snorkelciler, dalış eğitimine başlayanlar ve dalışa uzun bir ara vermiş olanlar için Kaş’taki en ideal dalış yeri! Deneyimli dalıcılar için de çok şey var! 21 metrede fazlaca dağılmış “La Villa” ahşap batığı, 28 metrede lahoslarıyla meşhur, kırık amphora dolu ufak bir banko, 28 metrede bir saç batik; tek bir dalışa hepsini sığdırmak zor… Yumuşak kumdaki deliklerde ise karidesli gobiler saklambaç oynuyor…

17. Neptün – Üçkaya

Neptün’ün sualtı bahçeleri: Çondur Burnu’nu yalayarak geçen sert dalgaların altında 8 metrelere kadar yükselen zengin bankonun güneyinde kesin bir antik batık alanı var: amphora yığınları 20 metrelerden banko ile kıyı arasındaki boğaza doğru yayılmış. Onların da altında, altında, burada batırılan emekli TCSG-119 Sahil Güvenlik botu sizleri 33 metrede bekliyor. Boğazda biraz akıntı olduğunda lagoslar gümüşleri avlamaya ortaya çıkar… Dalış sonunda kıyıya vurduğunuzda “yavru kanyon” girintisi ve altındaki sıra kayaların etrafındaki canlılık görmeye değer.

18. Çapa Banko

Otelin havuzunda güneşlenenlerin bakışları altında dalmak hiç te doğayla baş başa olma hissi vermiyor ama sualtında canlılık ve çeşitlilik hiç te az değil… Ayrıca isminden de anlaşıldığı gibi bu sığlıkta bol miktarda demir çapa kalıntısı var, ayrıca birkaç amphora ve iki tane de değirmen taşı… Akıntı az. Sığlık batıya doğru kumluk zemine oturmuş büyük kayalar şeklinde derinleşerek devam ediyor… 35 metrede karşınıza çıkacak dip mağarası tekin değil, uzak duralım. Sığlaştıkça kayaların altı ve kıyıdaki çatlaklar balta balığı kaynıyor!

19. Gürmenli Kayaları

Açık denizde su üstüne çıkan iki kayanın güneybatı-kuzeydoğu ekseninde yayılıyor bu sığlık. Genelde kayaların kuzey tarafında dalınır, güney taraf yavaşça derinleşen tabaka kayalardan ibarettir. Hemen 15 metreye düşen adanın kuzey dibindeki duvardan kuzeye doğru yönelince bol kayalıklı bir alan 35-40 metrelerde kuma varır. Batıya dönerseniz bulacağınız sırt kuzeybatıya doğru gittikçe gidiyor. Gelip geçen akyalar ve sığ kayaların üzerinde kırmızı deri süngerler manzaraya güzellik katıyor.

20. Gürmenli Ada – Kapadokya

Çukurbağ yarımadasının batısına düşen iki uzak adanın ufağının en hareketli tarafı güneybatı ucu. Ada kıyısından hızlıca düşen, sonra yavaşça derinleşen kayalarla ve balıklı çatlaklarla dolu bu bölge batı tarafında sertçe iniyor kuma, burada vatos garanti. Buradan adanın güney kıyısına doğru yükselince çıplak kayalıklarla dolu “Kapadokya” lakaplı bölge hakikisini aratmıyor. Adanın kuzey ucundaki ufak boğaz barakuda avlanma sahası…

21. Gürmenli Ada – Duvar

Adalardan büyüğünün kuzey ucundan başlayan duvar yine kuzeye doğru uzayıp gidiyor… Duvarın doğu tarafında hızlıca derinleşen dibinde büyük demir çapalar, kırık amphoralar, güzel kovuklar var. Duvarın sırtı ve onun tabaka kayalık batı tarafı yavaş derinleşerek deneyimsizler için ideal bir plato sunuyor ama yine de akıntıya dikkat.